
Burhan İşliyen yaptığı yazılı açıklamada “Bütün Müslümanlar için kutsal aylardan biri olan ve sevgili Peygamberimizin “Allah’ın ayı” olarak nitelediği Muharrem ayını 17/12/2009 Perşembe Günü itibariyle idrak etmiş bulunuyoruz. Bu ay ve bu ayın onuncu günü olan Aşure, önceki peygamberler ve ümmetleri açısından olduğu kadar Müslümanlar açısından da ayrı bir önem taşır. Peygamber Efendimiz Muharrem ayının 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmuş, Müslümanlara da bu günlerde oruç tutmalarını tavsiye etmiştir.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) “Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” (İbni Mâce, Sıyam: 43) buyurarak bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmiştir. Ayrıca Aşure günü (Hicri Muharrem 10,Miladi 26 Ocak) diğer günlerden farklı olarak hastaları,eş-dost ve akrabalarımızı ziyaret etmeliyiz. Ailemize daha cok vakit ayrılmalı ve çeşitli ikramlarda bulunarak Rabbimizden; Efendimizin (S.AV.) “Her kim Aşure Günü’nde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa; Cenab-ı Hak ta senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder ” hadisi şerifine nail olabilmeyi ummalıyız.
Ancak Aşure/10 Muharrem, Müslümanlar açısından çok daha özel bir öneme sahiptir. Sevgili Peygamberimizin “dünyanın iki çiçeği”, “cennet çocuklarının efendileri” diye övdüğü, Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın ciğerparelerinden biri olan Hz. Hüseyin ve 70’den fazla arkadaşı 10 Muharrem 61’de (10 Ekim 680) siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da önce susuz bırakılmış, ardından da hunharca şehit edilmiştir. Bu elim olay, Hz. Peygamberi ve O’nun Ehl-i Beyti’ni seven biz bütün mü’minleri derinden yaralamış, kalplerimizi incitmiş, bölgesi, kültürü, mezhep ve meşrebi ne olursa olsun yediden yetmişe bütün Müslümanları derin acılara sevk etmiştir. Hz. Nuh’un ve Hz. Musa’nın kurtuluşları gibi insanlık tarihi için pek çok önemli hadisenin cereyan ettiği kabul edilen Aşure günü, Hz. Hüseyin’in bu günde şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında artık bu müessif olayla hatırlanır olmuş, Mazlum-ı Kerbela Hz. Hüseyin’e duyulan sevgi şiirlere ve maktellere yansımış, neticede Hz. Hüseyin, bütün mü’minlerin gönüllerinde taht kurarken, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler tarih karşısında ve vicdanlarda mahkûm edilmiştir.
Bu itibarla tarihimizde cereyan eden bu siyasi karmaşanın derin acının ve üzüntünün bir daha yaşanmaması dileği ile Müftülük olarak bu ayın mana ve önemini anlatmak gibi değişik faaliyetlerimizin yanında her zamankinden daha çok muhtaç olduğumuz sevgiyi anlatmak, acıyı paylaşmak üzere Başkanlığımız Din İşleri Yüksek Kurlu Üyesi Doç.Dr.İlyas ÜZÜM hocamızı ilimize davet ederek ‘’Ortak Sevgi,Ortak Acı:Hz.Hüseyin ve Kerbela’’ konulu konferansı 22 Aralık Salı Günü saat 18:30’da Müftülük konferans salonun icra etmek üzere planlamış bulunmaktayız.
Bu vesile ile, başta Seyyid-i Şüheda-yı Kerbela Hz. Hüseyin olmak üzere bütün Kerbela şehitlerini rahmetle anıyor, bütün Müslümanlara düşen görevin bu tür müessif olayların tekrarlanmasını önleyecek bir bilinç ve anlayışa sahip olarak kardeşlik, birlik ve beraberliğimizi korumak olduğunu hatırlatıyor, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi etrafında kenetlenen sevgi ve bağlılığımızın perçinleşmesini Cenab-ı Mevla’dan temenni ediyorum.” Dedi.
Yakup Bakar



