Bolluk ve bereketin habercisi, Baharın gelişinin müjdecisi.. Yeni bir yılın başlangıcı.. Sevgi , barış ve kardeşliğin coşkulu şekilde yaşandığı "Nevruz"; dün geniş bir coğrafyada ve bizim ülkemizde kutlandı..
Binlerce yıllık müşterek kültürümüz olan Nevruz, Orta Asya’dan, Orta doğuya kadar uzanan coğrafyadaki birçok Ülkede milli bayram günü olarak kabul edilmiştir.. 0 nedenle kutlamalara büyük özen gösterilir..
Toprağın uyanışını, suların çoğalmasını, ağaçların yeşermesini, çiçeklerin açmasını, tabiatın uyanışını, bir bayram günü olarak kutlamak; yaşamları tarım ve hayvancılığa bağlı olarak devam, eden, yüzlerce yıl önceki toplumlar kadar, günümüzün toplumları içinde önemli ve anlamlıdır..
Bu anlamlı günün, başka maksatlara alet edilmesi, o nedenle toplumu rahatsız eden olayların yaşanması kabul edilemez.. Ama biliyoruz ki, bizim Ülkemizde, Nevruz'un, toplumu rahatsız eden olaylara alet edildiği olmuştur...
Nevruz; Sağlıklı olmanın, hastalıklara karşı dayanıklılık kazanmanın da vesilesi olmuştur.. Nitekim, hekimlerin hazırladığı "Nevruziye" denilen özel bir macunu kutlamalar sırasında yemek adetti..
"Nevruz" Türk halk edesiyatında da yer almıştır.. Ağaçların yeşillenmesi.. Çiçeklerin açması.. Havanın ısınması, sevginin ve kardeşliğin güçlendirilmesi olayı,"Nevruziye" adlı şiirlerden konu edilmiştir..
Bu satırların yazıldığı sırada, Ülkemizin çeşitli yörelerinde Nevruz kutlamaları devam etmekteydi.. Beklenen ise, binlerce yıllık müşterek kültürümüzün senbolu olan, Nevruz'un, ruhuna ve anlamına yakışır şekilde kutlanmasıydı..
Bazı kaynaklarda, Nevruz'un, İran kültürünün etkisiyle oluştuğu ifadeleri varsa da, kimi araştırmacılar buna karşı çıkmaktadır.. Nevruzun Anadolu’nun çeşitli yörelerinde, değişik biçimlerde ve inanışlarla yüzyıllar boyunca kutlanmakta olduğuna dikkat çekmektedir..
Tabiatın uyanışı, bolluk ve bereketin habercisi, sevgi ve kardeşliğin güçlenmesinin vesilesi olan Nevruz’un Ülkemize ve Milletimize hayırlara vesile olmasını, bolluk ve bereket getirmesini diliyoruz...